Kandıra Anadolu Teknik Lise, Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi
Ana Sayfa Okulumuz İlkelerimiz Değerlerimiz Vizyonumuz Misyonumuz Ziyaretci Defteri İletişim
Ana Menü
  • Atatürk
  • Okulumuz
  • Personelimiz
  • Bölümlerimiz
  • Resimlerimiz
  • Rehberlik
  • Etkinliklerimiz
  • Haberarşivi
  • Ziyaretçi Defteri
  • Basında Biz
  • Mezunlarımız
  • İletişim
 
Bağlantılar
  • Kandıra Kaymakamlığı
  • Kandıra M.E.M
  • Kocaeli M.E.M
  • MEB
  • ETÖGM
  • KTOGM
  • TTOGM
  • CYOGM
  • E-Okul NOT Girişi
  • E-Okul Veli Bilgilendirme

REHBERLİK

Meslek Seçimi  
  GENÇ VE MESLEK SEÇİMİ
   İnsanlar hayatının ilk 15–20 yılında çocukluk ve gençlik dönemini yaşarlar. Bu dönemin son 3 – 5 yılında sıkça zihinleri meşgul eden konu, hayatını hangi mesleğin sahibi olarak geçireceğidir. Bize göre çok az sayıda insan meslekleri yeterince tanıyor. Yine çok az sayıda üniversite adayı yeteneklerini tam anlamıyla keşfetmiş durumda.
Bir mesleğe karar verirken;
• 1. Kendinizi tanımalısınız
• 2. Meslekleri tanımalısınız
• 3. Üniversiteleri tanımalısınız
 KENDİNİZİ TANIMALISINIZ :
Öğrenciler daha ortaokulda iken kendi kendileri keşfedebilmeliler. Resim, müzik, güzel sanatlar, hitabet gibi konularda kabiliyeti olan bir öğrenci bu kabiliyetleri kısmen veya tamamen değerlendirebileceği meslekleri öncelikle aklından geçirebilmeli. Kendinizi tanıma konusunda şu iki soruya cevap arayalım.
a) Meslek ilginizi biliyor musunuz?
b) Kabiliyetinizi belirleyebildiniz mi?
Aileniz, rehber öğretmeniniz, çevreniz bu soruların cevabını bulmada sizin en önemli yardımcılarınız olacaktır.
    MESLEK KABİLİYETİNİZ :
   Kendiniz için uygun bulduğunuz meslek hakkında ne kadar kabiliyetlisiniz?
   Sınav tarihine kadar bu mesleği kazandıracak yeterli puana ulaşabilecek misiniz?
   Puanınız yeterli diyelim. Kazandığınız bölümde 4 – 5 yıl okuduğunuzda, o mesleği en iyi öğrenen kişilerden biri olacaksınız belki, ama kapasiteniz kendinizi aşırı zorlamadan bu bölümü bitirmeye elverişli mi? Bazen çabaları kazanmaya yetmediği için hayal kırıklığına uğrar, bazen de güç bela okulu kazanır, fakat üniversite yıllarında büyük zorluklarla karşılaşır. Bu karamsar tabloları önünüze sermekteki asıl amacımız, muhtemel olumsuzlukları belirterek aklınıza getirmediğiniz tehlikelerden sizleri korumaktır.
   Peki mühendislik branşlarına kabiliyetiniz olup olmadığını nasıl anlayacaksınız?
   Aynı şekilde Tıp, Hukuk, Siyasal bölümlerine, öğretmenliğe ne kadar kabiliyetlisiniz?;
   Mühendislik fakültelerini aklınızdan geçiriyorsanız; herhalde sınıfınızın en iyi 5 – 6 öğrencisinden birisiniz. Özellikle matematik ve fizikte çok başarılısınız. Üç boyutlu düşünebilme ve hayal gücünüz de çok iyi olsa gerek. Değilse okurken de, mezun olduktan sonra da zorlanabilirsiniz. Tıp ve Tıbbi bilimlerle ilgili yatkınlığınıza ölçü olarak ise biyoloji, kimya ve Türkçe derslerindeki başarınızı düşünebilirsiniz. Hukuk ve Siyasal bilimler bölümleri için mantık, muhakeme, Türkçe’yi kullanma gücü, ikna yeteneği gerekir. İdareciliği hedefleyen öğrencilerin zeki, geçimli, lider yapılı, düzgün yazılı ve ifade gücüne sahip kimseler olması uygun olur. Öğretmen adaylarının; idealist, sabırlı, fedakar, ikna gücü iyi kimseler olması gerekir. Lise son sınıftaki öğrencilerin Öğrenci Seçme ve Yetiştirme sınavlarına (ÖSYS) girmesi bir bakıma ilerde çalışacağı iş alan(lar)ını ve mesleğini belirtmek anlamına gelmektedir. O halde meslek seçimi öncesindeki bir adayın öğrenmesi gereken bilgi ve tutumlar şu şekilde özetleyebiliriz.
• Mesleki tercihler ilk ve orta öğretim boyunca verilecek kararlara ve yapılacak tercihlere yakından bağlıdır. O halde mesleki tercih, lise son sınıftan çok önce temel öğretim son kademesinde (sekiz yıllık ilk ve orta okulun sonunda) gireceğiniz orta öğretim kurumunun yapısına bağlı olarak değişecektir.
• Lisedeki alanınız ve aldığınız seçmeli dersler de mesleki tercihlerinize yön verecektir. Sosyal bilimler alanında öğrenim gören bir öğrencinin hiç bir kısıtlama olmamasına rağmen Fen ve Matematik puanı ile öğrenci alan yüksek öğretim programlarını istemesi onun başarı şansını düşürecektir.
• Mesleki tercihinizi yapmadan önce kendinizi tanıyınız. Kendinizi tanıyabilmeniz için ise, şu soruları irdeleyiniz.
• Beden ve boy durumum nasıl? Bazı meslekler belirli bir boy ve ağırlıkla sahip kişiler talep ederler.
• Beş duyu organının işlerliği meslek seçiminden önemlidir.
• Kişisel özellikleriniz ile yapacağınız meslekler arasında yakın ilişkiler vardır. Duygusal ve sosyal olgunluğunuz, kendinize güven dereceniz, girişkenlik ve ataklık meslek seçiminde göz önünde bulundurmanız gerekenlerden yalnızca bir kısmıdır.
• İlgilerinizde meslek seçiminde önemlidir. Neleri yapmaktan ve neleri yapmamaktan hoşlanıyorsunuz? Serbest zamanlarınızda nelerle uğraşıyorsunuz.? Bunlar size seçeceğiniz meslek konusunda ip uçları verir.
• Okul başarınız, öğrenim hayatınız boyunca başarılı olduğunuz ve başarılı olamadığınız dersler hangileri? Onlarla seçmeyi düşündüğünüz meslek(ler) arasında ilişki kurabilir mi?
• Güzel sanatların herhangi bir koluna karşı özel yeteneğiniz var mı? Kavrama gücünüz hangi alanda daha baskın?
• Aileniz sizden beklentileri ve ekonomik gücü nasıldır? Uzun süreli eğitim isteyen bir mesleğe yönelebilir misiniz?
Anne Babaya Öğütler  
  GENCİN MESLEK SEÇİMİNDE ANNE – BABAYA ÖĞÜTLER
Lise yılları özellikle son sınıflar, gencini geleceğine ilişkin yeni kararlar almasını ve bu kararları uygulamaya koymasını gerektiren yıllardır. Lise öğrencileri ile yapılan araştırmalar lise son sınıf öğrencilerinin en çok "gelecek, meslek ve tahsil" konusunda kaygıya düştüklerini göstermektedir. Bu halde bu yıllar genç için kritik yıllardır ve aile yani anne-baba ve gençle ilgili diğer yetişkin bireyler gence yardımcı olmalıdırlar. Anne-babanın üniversite sınavına hazırlanan gence karşı izlemesi gereken tutumları şu şekilde özetleyebiliriz.
• Çocuğunuzun kendi istekleri ve yetenekleri doğrultusunda seçim yapmasına izin veriniz. Meslek seçimi konusunda yol gösterilebilir, fikrinizi söyleyebilirsiniz ama son kararı siz değil, çocuğunuz versin.
• Bazı durumlarda anne-baba kendi gerçekleştiremedikleri ideallerini çocuklarının gerçekleştirmesini isterler. “Ben olamadım, o olsun" anlayışı ile genç zorlanır, baskı altında tutulur. Çocuğunuzun istek ve ideallerinin sizinkinden farklı olabileceğini unutmayınız.
• Bazı meslekler özel yetenek gerektirir. Güzel sanatlar alanına giren meslekler gibi. Bazı anne-babalar çocuğun yeteneklerine bakmadan onu zorlar. Çocuğunuzun yeteneklerine ve isteklerine uygun olmayan bir mesleği seçmesi onu mutsuz ve başarısız yapar.
• Çocuğunuzu kendinden daha başarılı olanlarla kıyaslamak onu üzer. Unutmayın insanlar yetenekleri yönünden eşit değildir. Nasıl boyları, kiloları, saç ve göz renkleri aynı değilse başarıları da aynı olmayabilir. Çocuğunuzun durumunu başkaları ile değil, daha önceki kendi durumu ile kıyaslayınız.
• Ailede eşler arasındaki çatışmalar veya ergenlik çağındaki gençle yapılan tartışmalar gencin başarısını azaltacağından bu konuda titz davranınız.
• Ders çalışma konusunda yapılacak aşırı baskılar çocuğunuzun ders çalışma ve başarma isteğini düşüreceğinden bu konuda aşırı baskı yapmayınız. Çalışmasını kolaylaştıracak şekilde davranınız.
• Çocuğunuzun sınava sakin ve endişeden uzak hazırlanmasına çalışınız.• Lise derslerinin yükünün yanında, üniversite sınavına da hazırlanması çocuğunuzun yükünü arttırmaktadır. Çocuğunuzun rahatlayabilmesi için ders dışı faaliyetlere zaman ayırmasına müsaade ediniz.
Meslek Seçerken  

MESLEK SEÇERKEN CEVAP ARANACAK SORULAR:

    Mesleğin Niteliği O meslekte çalışan kişilerin çalışma süreleri içinde neleri gerçekleştirdikleri ve yaptıkları işin arkasında yapmakla yükümlü olduğu faaliyetler nelerdir?

  • Çalışma Ortamı Nasıldır?
  • Mesleğin tehlikeli yanı var mı?
  • İş ortamının sıcaklığı, ışığı, görüntüsü nasıldır.?
  • Kapalı veya açık bir havada mı yapılıyor?
  • Mesleğe Hazırlanma Gerekli olan eğitim dönemi ne kadar?
  • Okul sonrası özel bir hazırlık gerekiyor mu?
  • Mesleğe Girmek İçin Aranan Özellikler Yaş, cinsiyet, boy, kilo ve dış görünüşle ilgili şartlar var mı?
  • Mesleğe Giriş – Emekli Olma Koşulları Mesleğe nasıl girilir?
  • Sınavla, atama veya kişisel gayretle mi?
  • Hangi yaşlar arasında yapılabilir?
  • Sosyal güvenliği var mı?
  • Meslekte İlerleme Meslekte ilerleme neye bağlıdır?
  • Çalışmaya mı? Kıdeme mi? Bu meslekten başka geçiş yapılabilir mi?
  • Mesleğin Olumlu ve Olumsuz Yönleri Mesleği yapanlar için mesleğin en olumsuz ve en cazip tarafı nelerdir?
  • Mesleğin toplumdaki saygınlığı nedir?
  • İş Bulma İmkanı Seçilecek mesleğe olan talep ne durumda?
  • Bölgeye veya mevsime göre gereklilik gösteriyor mu?
  • İş bulmak kolay mı?
  • Bu mesleğe duyulan ihtiyacın azalması veya artması söz konusu mu?
  • Kamu ve özel sektörde iş bulunabileceği gibi serbest çalışma imkanı da verebiliyor mu?
  • Mesleğin Getireceği Kazanç Bu meslekte çalışanların ortalama kazançları ne kadar?
  • Kazançlar günlük, haftalık, aylık veya mevsimlik olarak değişiyor mu?
  • Aynı meslekte çalışanlar arasında ülkenin değişik bölgelerinde yaşayanlarda kazanç bakımından fark var mı?
Ders Çalışma  
TÜRKÇE DERSİNE NASIL ÇALIŞMALIYIZ?
Anlam bilgisi soruları nasıl çözülür? Anlam bilgisi konusu, Türkçe dersinin en önemli konusu olup, sınavlarda soruların % 85'inin de geldiği bölümdür. Dolayısıyla bu konuyu öğrenmek, başarıya ulaşmak için çok önemlidir. Türkçe dersinin en önemli konusu olan anlam bilgisin gelebilecek soruları çözmek için şunlara dikkat edilmelidir: Günde bir sayfa da olsa kitap okunmalıdır. Kitap okuma alışkanlığı olmayanlar ilk başlarda gazetelerden ilgilerini çeken köşe yazılarını, daha sonra Dünya Klasikleri'nden olan hikâye ve romanları daha sonra ise düşünsel içerikli deneme kitaplarını okumalıdırlar. Televizyon seyrederken, birilerini dinlerken, okurken veya herhangi bir nedenle duyulan ve anlamı bilinmeyen kelime ve kelime gruplarının anlamları sözlüklerden araştırılıp hemen öğrenilmeliler. Bunu için de her öğrencinin kütüphanesinde bir Türkçe sözlük, bir deyimler sözlüğü,bir atasözleri sözlüğü bir de imla kılavuzu bulunmalıdır. Okul Türkçe kitaplarının konularının işleniş bölümünde yer alan "Kelime çalışmaları" ve "Okuma, anlama, Anlatma" çalışmaları bölümleri mutlaka incelenmeli, çalışılmalıdır. Okunan metinler üzerinde çalışma yapılarak konuları, asıl anlatılmak istenen düşünceleri, metinden çıkarılabilecek düşünceleri ve metnin yazarının veya şairinin konuyu ortaya koyarken içinde bulunduğu ruh hâlini belirleyerek not etmek gerekir. Bu metinler başkalarına da anlatılabilir. Okunan hikâye veya bir romansa özetleme yapılabilir veya benzer kısa hikâyeler de yazılabilir. Veya hikâye belli bir noktada bırakılarak okuyucu tarafında tamamlanabilir. Bu çalışmalar kişinin okuduğunu anlama ve anladığını sözlü veya yazılı şekilde ifade edebilme yeteneğini geliştirir. Bu kabiliyetleri gelişen kişilerin soruları daha kolay ve hızlı, ayrıca da doğru olarak çözebilecekleri görülecektir. Soruları çözerken kalem kullanmak gerekir. Kelimelerin, cümlelerin anlamları belirlenip yanlarına yazılmalıdır. Bu belirlemeler yorumlanmalı ve kıyaslanmalı, sonra da istenen bilgiye ulaşılmalıdır. Özellikle paragraf sorularında kalem kullanmak çok önemlidir. Sözel bir metindir, okumayla yapılır düşüncesi eksiktir. Okunan ve parçadan çıkarılan düşünceler, konu, ana fikir ve yazarın içinde bulunduğu durum not edilmelidir. Bu veriler sorunun çözümünde bizden istenen bilgiler olacaktır. Türkçe konuları birbirinin devamı olduğu için konuları sırayla ve anlayarak çalışın. Bir konuyu çok iyi anlamadan diğerine geçmeyin.
• Her konu bir sonraki konunun temelidir. Temeli sağlam olmayan bina en küçük etkilerde bile yıkılabilir.
• Çıkmış sorular çıkabilecek soruların aynasıdır, bu yüzden son 10 yılın çıkmış sorularını konu konu çözün.
• Test tekniğine alışmak için bol bol soru çözün.
• Anlayamadığınız yerleri mutlaka bir bilene sorun.
• Kaliteli kaynaklar kullanın.
Öğretmenleriniz size kaynak tavsiyesinde bulunabilir
 
MATEMATİK DERSİNE NASIL ÇALIŞMALIYIM?
Öğrenmenin ilk adımı kişinin bilmediğini fark etmesidir. Öyleyse öncelikli olarak matematik dersi bakımından kendinizin hangi durumda olduğunu belirlemelisiniz. Bunun için size bazı ölçüler verebiliriz:
1. "İşlem kabiliyetim az ve konuları anlayamıyorum diyenlere ilk tavsiyemiz temel konuları çalışmalarıdır. rasyonel sayılar, sayılar ve işlemler, üslü ve köklü ifadeler, çarpanlara ayırma ve özdeşlikler konuları öncelikle öğrenilmelidir
2. İşlem kabiliyetim iyi; fakat konulara yabancıyım." diyen öğrencilerimize il tavsiyemiz bilgi eksiği olan konuların tam olarak öğrenilmesidir. İşlem kabiliyetinizin iyi olması, matematik konularını öğrenebileceğinizi gösterir
3. Konuları anlıyorum; fakat işlem kabiliyetim az ." şeklinde durumunu tarif eden öğrencilerimize ilk tavsiyemiz bol bol soru çözmeleridir.
4. "İşlem kabiliyetim iyi, hem de konuları biliyorum; fakat çok yanlış yapıyorum." biçiminde yakınan öğrencilerimize ilk tavsiyemiz soruları dikkatle çözmeleridir. İşlem kabiliyetiniz iyi ve konuları biliyorsanız matematikle ilgili sorununuz çözülmüş demektir. Yanlış yapmamanın veya az yanlış yapmanın en güzel yolu bol bol soru çözmektir. Yalnız bu yapılırken daha sonra bu çözülen sorular değerlendirilmeli, nerelerde hatalar yapıldığı belirlenmeli, çalışarak giderilebilecekse bu hatalar giderilmeli; çalışarak giderilemeyecek cinstense bir bilenden yardım alınmalı, sonra da bu hatalara bir daha düşülmemeye çalışılmalıdır.
 
GEOMETRİ DERSİNE NASIL ÇALIŞMALIYIM?
Öğretmenlerinizi dinlerken düzenli notlar tutunuz.
• Dersten sonra eve gittiğinizde defterinizdeki notları temize çekin veya tekrar yazarak çalışın.
• Konuyu anlamadan sorulara geçmeyin, konuyu anladığınıza inandığınızda önce çözümlü sorulardan, sonra da test sorularından bir miktar çözün.
• Soru çözerken problemlerde verilenleri ve istenenleri düzenli olarak bir kenara yazın.
• Soru çözerken sizi sonuca götürecek teorem ve özdeşlikleri belirleyin. • Verilenleri işlem sırasına göre formül ya da teoremlere uygulayın.
• Sonucu bulun ve sağlamasını yapın.
• Matematik dersini öğrenmek bisiklete binmeyi öğrenmek gibidir. Yaparak ve yaşayarak öğrenilir. Bu nedenle bol bol işlem yapın, eksiklerinizi tespit edin ve giderme yollarını araştırı
 
FİZİK DERSİNE NASIL ÇALIŞABİLİRİM?
İlk olarak yapılması gereken iş, fiziğe karşı olan ön yargıdan kurtulmak olmalıdır. Fizik konularına cesaretle yaklaşmalı, bu dersi başarabileceğimize inanmalıyız. Unutulmamalı ki Einstain, İbn-i Hacer, Çiçero gibi insanlar önceleri kabiliyetsiz, düşünme özürlü zannedilirken sonraları inançları, kendilerine güvenleri ve azimleri sayesinde dünya çapında büyük düşünür ve bilim adamı hâine gelmişlerdir. Özellikle son yıllarda Liselere Giriş Sınavlarında VE ÖSS de bilgiye dayanan yorum sorularının ağırlıklı olarak geldiğini görmekteyiz. Bundan dolayı, sadece konulardaki vurguları ve formülleri ezberlemektense, konunun amacı ve mantığı anlaşılmaya çalışılmalıdır. Böylece aynı konu içinde sorulabilecek çok farklı tipteki yorum soruları çözülebilir Fizik dersinin birçok dersten farklı yanı günlük hayatta kullanılan veya gerçekleşen şeylerin bu dersle ilgisi olmasıdır. Bu nedenle öğrendiklerinizin günlük hayatla bağlantısını kurmanız öğrenmenin verimini artıracaktır
 
KİMYA DERSİNE NASIL ÇALIŞMALIYIM?
İlk olarak kimya dersi zordur, sıkıcıdır ve hiçbir zaman anlaşılamaz şeklindeki ön yargıdan kurtulmak zorundayız. Bunun yerine kimya, bana çevremde olup biten kimyasal olayları nedenleriyle daha iyi anlamamı sağlayacak. Bu nedenle yaşadığım yeryüzüne yabancı olmaktan beni kurtaracak şeklindeki bir yaklaşım daha doğru olacaktır. Kimya konularına cesaretle yaklaşmalı, bu dersi başarabileceğimize inanmalıyız. Unutulmamalı ki Einstain, İbn-i Hacer, Çiçero gibi insanlar önceleri kabiliyetsiz, düşünme özürlü zannedilirken sonraları inançları, kendilerine güvenleri ve azimleri sayesinde dünya çapında büyük düşünür ve bilim adamı hâine gelmişlerdir. Özellikle son yıllarda Liselere Giriş Sınavlarında VE ÖSS de bilgiye dayanan yorum sorularının ağırlıklı olarak geldiğini görmekteyiz. Bundan dolayı, sadece konulardaki vurguları ve formülleri ezberlemektense, konunun amacı ve mantığı anlaşılmaya çalışılmalıdır. Böylece aynı konu içinde sorulabilecek çok farklı tipteki yorum soruları çözülebilir Fizik dersinin birçok dersten farklı yanı günlük hayatta kullanılan veya gerçekleşen şeylerin bu dersle ilgisi olmasıdır. Bu nedenle öğrendiklerinizin günlük hayatla bağlantısını kurmanız öğrenmenin verimini artıracaktır
 
BİYOLOJİ DERSİNE NASIL ÇALIŞMALIYIM?
Biyolojiyi öğrenmenin en etkili yolu sık sık tekrardır. Her dersin zeka ile halledilebilecek yoruma dayalı yönünün yanında ezberlenecek yönü mutlaka vardır. Biyolojideki kavramları ezberlenecek kısımdan kabul edebilirsiniz, aynı matematikteki formüller gibi. Bu yapılırken görsel malzeme kullanılabilir. Örneğin kalp ile ilgili kavramları öğrenecekseniz resim, afiş, fotoğraf, tablo veya maketlere bakarak çalışabilirsiniz. Çalışmalarınızı düzenli olarak yapmalısınız. Bunun için çalışma plânınızda biyolojiye periyodik olarak yer verin. Ya günlük, ya da haftalık çalışın. Ders çalışırken anlayamadığınız ya da kafanıza takılan noktaları not etmeli, öğretmenlerinize sormalısınız. Akıllı insan aklını kullanır, ondan daha akıllısı başkalarının aklının da kullanır
 
TARİH DERSİNE NASIL ÇALIŞILMALIYIZ?
Bilindiği gibi sosyal bilgiler dersi tarih, inkılap tarihi, coğrafya, vatandaşlık bilgileri ile din kültürü ve ahlak bilgisi bölümlerinden oluşmaktadır. Sosyal bilgiler dersinin öğrenimi diğer derslere nazaran daha kolaydır. Fakat çabuk unutulan bir derstir
• Öncelikle konu öğrenilmelidir. Önemli yerlerin altı çizilmeli, bir taraftan da not alınmalıdır. Konu öğrenilirken olabildiğince muhakeme yapılmalı, olaylar arasında bağlantılar kurulmalıdır.
• Konu çalışılırken önemli tarihler not edilmelidir. Böylece zaman kavramı yerleşecek, olaylar arası ilişkiler daha rahat kurulacaktır.
• Tarihi olaylar neden - sonuç ilişkisine dayanır. Bundan dolayı bir konu öğrenilmeden diğerine geçilmemelidir.
• Tarih ve coğrafya dersine çalışırken mutlaka harita kullanılmalıdır. Bu, öğrenmeyi pekiştirecek, öğrenmenin kalıcı olmasını sağlayacaktır.
• Bir konu iyice öğrenilmeden o konuyla ilgili test çözülmemelidir. Konu tam öğrenilmeden soru çözülürse, yapılan yanlışlar moralinizi bozabilir
 
COĞRAFYA DERSİNE NASIL ÇALIŞILMALI?
• Coğrafya dersine sevgi, merak ve ilgiyle yaklaştığınızda, onun zevkli bir ders olduğunu göreceksiniz.
• Her konuda olduğu gibi coğrafyada da öncelikle tanım ve kavramları öğrenmek gerekir. Çünkü anlatılacak konular, bu tanım ve kavramlar üzerine oturur. İklimin tanımını bilmeden hava durumu ile arasındaki farkı anlayamazsınız.
• Tanım ve kavramları öğrendikten sonra konu içinde anlatılan kurallara yoğunlaşmalı, bunların hangi durumlarda geçerli olduğunu öğrenmelisiniz.
• Konuları daha iyi ve kalıcı öğrenmeniz için atlaslardan, şekillerden, fotoğraflardan ve resimlerden yararlanmalısınız.
• Konunun anlaşılması bu dersin öğrenilmesi için yeterli değildir. Konuları bilmenin yanında bu bilgilerden hareketle yorum da yapabilmelisiniz. Bu ise bol bol test çözerek kazanabilecek bir niteliktir.
• Konularla günlük yaşantı arasında ilişkiler kurmalısınız. Anlatılan konuları adeta gözünüzde canlandırmalısınız. Bunun için kitaplarda yer alan görsel malzemelerden (resim, grafik, tablo...) yararlanabilirsiniz.
• Yanlış yaptığınız sorular üzerinde durarak doğru cevabını ve sebebini mutlaka öğrenmelisiniz. Bu, ilk etapta zaman kaybı gibi görülse de ileride size zaman kazandırdığını ve artık daha az hata yaptığınızı göreceksiniz.
• Çıkmış soruları çözmek size sınavda çıkabilecek sorular hakkında bir fikir verebilir.

 
Sınav Stresi  
SEVGİLİ ÖĞRENCİLER!
   Sürenin kısalması nedeni ile stres, korku ve heyecan duyulması daha da yoğunlaşmaya başladı. Derslerden uzaklaşmak,çalışmaları bırakmak isteği arttı. "Unuttum, bilmiyorum, hatırlamıyorum" korkusu daha çok aklınıza gelmeye ve "Başaramayacağım" duygusu sizi perişan etmeye başladı.
 
   Ne yazık ki aileniz ve çevrenizdekiler de çeşitli nedenlerle ve sevgileri sonucunda söz ve hareketleri de daha çok gerilmenize neden oluyor. Bunları yaşamayın, sakin olun demekle keşke olunabilse, kuşkusuz şunu söylemek en doğru olanıdır; sınav günü sorularla yüz yüze geldiğinizde, ne kadar çok bildiğinizi ve soruların ne kadar kolay olduğunu görecek, 10 dakika içinde normal halinize dönerek ve sakin bir şekilde, son hızla sınav sonuna geleceksiniz.
   Ama şunu unutmayın. Sınav bir son değil, yaşamın bir halkasıdır, bunu devamlı yaşayacaksınız.
Sınav gününe kadar bazı önerilerde bulunmak isterim;
Süre kısalması nedeniyle KONU ÖĞRENMEYİ bırak.
  • Yeni bilgiler öğrenmeden ziyade bilinenleri tekrar et. Çok yararlı olacaktır.
  • Kendi çözdüğün testlerdeki eksiklikleri tamamlama en güzel ve ideal tekrar yoludur.
  • Test sayısını çoğaltma, çözümünüzü hızlandırmada çok iyi bir tekrardır.
  • Testlerde hangi alanda başarı düşük ise oraya yüklenilmeli, ancak bu, diğer dersleri tekrarlamayı etkilememelidir.
  • Tek bir eksiği bile tamamlamak, başarmak demektir.
  • Unutma, BİLDİKLERİN ÇOK. Sana hiçbir şey bilmiyormuşsun gibi gelir.KENDİNE GÜVEN.
  • Bu tekrarları ve çalışmaları son üç güne kadar yap.
  • Çok stresli ve heyecanlı olduğunuzda,spor yap, jimnastik yap, ter at, duşunu alarak rahatla.
SINAV ÖNCESİ:
  • Son 2-3 gün kala ders çalışmayı bırak .
  • Gez, dolaş,sevdiğin arkadaşlarınla buluş ,rahatlamaya çalış.
  • Yemene içmene dikkat et.
  • Fazla abur cubur yeme.
  • Sınavdan önce sınava gireceğin yeri mutlaka git gör, sınav yerine giden otobüsleri öğren ki sınav yerine daha çabuk ulaşabilesin.
  • Sınav akşamı sınavda lazım olacak evraklarını hazırla.
  • Zamanında yat, uyumakta zorluk çekersen ilaç v.b şeyler alma.
  • Geceyi zorunlu olmadıkça kendi evinde geçirmeye çalış,arkadaşında akrabanda kalma.

Alan Seçimi  
 LİSEDE ALAN SEÇMEK NEDEN ÖNEMLİ?
   Uygulanmakta olan üniversite giriş sisteminde, ALAN SEÇİMİ, lisede alınan NOTLAR, OKULUN ÖSS BAŞARISI ve bunlara bağlı olarak hesaplanan AOBP, sınav başarısına ve sıralamaya büyük etki yapmaktadır.
   Üniversiteye hazırlıkta yarışacağınız kulvarı daha listeye başlarken seçmek zorundasınız. Her alanda üniversite kazanma şansı aynı değil.    Ayrıca gelecekte hangi mesleği tercih etmek istiyorsanız o mesleğin yer aldığı alanı seçmek zorundasınız. Çünkü, lisede seçtiğiniz "ALANLA İLGİLİ" bölümlere yöneldiğinizde eklenen puanın sınava katkısı daha yüksek olacaktır."ALAN DIŞI" kabul edilen bölümlere yöneldiğinizde ise bu katkı çok düşük olacak ve kazanma şansı büyük ölçüde azalacaktır.
   Bu nedenle Lise 1'de ALAN SEÇMEK, o alanla ilgili "MESLEKLERİ SEÇMEK" ve diğerlerinden vazgeçmek anlamını taşır. Alan seçiminizi doğru yapıyor olabilmek için bazı soruların cevabını biliyor olmanız gerekmektedir.
   Örneğin;  
   • Hangi alanda hangi dersler haftada kaç saat okutuluyor?
   • Hangi bölümlere hangi puan türleriyle giriliyor?
   • Lisedeki derslerin ÖSS'deki puansal ağırlıkları ne kadardır?
   • Hangi derslerde başarınız daha yüksek?
   "Bu sayfalarda "belli bir alanı seçmekle aslında neleri seçmiş olduğunuzu," "ayrıntıları ile sınav sistemini" ve "sınıf geçme sistemi ile bağlantısını" öğrenerek doğru kararlar vermenize yardımcı olacak bilgileri bulacaksınız.
   " ALAN SEÇİMİ ÖSYM, 1999 yılından itibaren yeni bir uygulama başlatmıştır. Üniversiteye girişte, lisede öğrenim gördüğü alana uygun tercih yapan öğrenciler, "Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanları" farklı katsayılarla çarpılarak ödüllendirilmiştir.
   2002 yılında yapılan yeni bir değişiklikle "Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanının" etkisi % 3 artırılarak % 17,5'den % 21'e çıkartılmıştır. Bu uygulamayla birlikte, meslek liselerinde okuyan öğrencileri kendi alanlarında tercih yapmaya özendirmek için ek puan uygulaması başlatılmıştır. Böylece liselerde okuyan öğrencilerin seçtikleri alanda, meslek lisesi öğrencilerinin de seçtikleri bölümde öğrenim görmeleri sağlanacaktır. Üniversiteye girişte herhangi bir katkısı olmadığı düşüncesiyle öğrenciler bugüne kadar alan seçimine önem vermiyorlardı. Yeni uygulama ile öğrencilerin, velilerin, rehber öğretmenlerin alan seçimine önem vermeleri sağlanmış ve okul dersleri üniversiteye girişte daha etkili hale getirilmiştir.
   1. Alan Seçimi Ne Zaman Yapılır?
   Liselerde sınıf geçme yönetmeliğine göre; alan seçimi 9. sınıfın sonunda yapılır. Ancak bu seçim 9. sınıfın başında planlanmalıdır. Çünkü; bir öğrencinin belirli bir alanı seçebilmesi için o alanın kaynak derslerinin yıl sonu ağırlıklı ortalamasının belirli bir barajın üstünde olması gerekir. O halde bir öğrenci, 9. sınıfın başında seçeceği alanı belirlemeli ve seçeceği alanın kaynak derslerinin notlarını belirtilen barajın üstüne çıkarmaya çalışmalıdır. 9. sınıfın sonundan başlamak üzere yaz boyunca, 10. sınıfın ders yılının başlamasını izleyen bir ay içinde şartlarını taşıdığı bir alanda seçimini yapabilir.
   2. Alanlar Nasıl Belirlenir?
   Alanlar, öğrencinin 9. sınıftaki başarısına ve isteğine, öğrenci velisinin yazılı isteğine bakılarak; ilgili müdür yardımcısının, sınıf öğretmeninin ve rehber öğretmenin görüşüne başvurularak belirlenir.
   a) Öğrencinin başarısı:
   • Öğrencilerin belirli bir alana yönelebilmesi için 9. sınıf sonunda o alana kaynaklık eden derslerin ortalaması 3.00 ve daha yukarı olması gerekir.
   • Eğer öğrenci hiçbir alan için bu şartları taşımıyorsa en yüksek ortalamaya sahip olduğu alana yönlendirilir.
   • Öğrenciler şartlarını taşıdıkları birden fazla alandan herhangi birini tercih edebilirler.
   • Öğrenci eğer şartlarını taşımadığı bir alanı arzu ediyorsa kendi ortalamasının, seçtiği alanı tercih eden en düşük not ortalamalı öğrenciden yüksek olması yeterli kabul edilir.
   b) İdare, öğretmen, öğrenci ve velinin görüşü:
   Okulda, müdür yardımcısı nezaretinde sınıf öğretmeni ve rehber öğretmenin yardımı ile öğrenci ve velinin görüşü alınarak, alan seçimine birlikte karar verilir. Bu karar için öğrencinin Milli Eğitim Bakanlığı'nın belirlemiş olduğu şartları taşıması gerekir.
   3. Alan İçin Not Yükseltme:
Bir öğrenci, istediği alana ait şartları taşımıyorsa; alana kaynaklık eden derslerin ortalaması 2.5'ten az ise, en fazla 3 dersten ortalama yükseltme sınavına girebilir. Ortalama yükseltme sınavına girilecek dersler, veli ve sınıf öğretmeni ile birlikte belirlenip velinin yazılı isteğiyle yürürlüğe girer.
   4. Alan Değiştirme
• Üç yıllık liselerde 10. sınıftan, dört yıllık liselerde 11. sınıftan sonra sınıflarda not sistemine bakılmaksızın, isteyen öğrenci ders yılını başlamasını izleyen bir ay içinde alanını değiştirebilir.
• Alanını değiştiren öğrenci, yeni alana ait derslerden sorumlu tutulur.
• Önceki alanında varsa sorumlu olduğu dersten muaf tutulur.
• Alan seçmeli dersleri ile seçmeli derslerdeki sorumluluk durumunda değişiklik yapılmaz.
   5. Alana Yönelmeye Kaynaklık Eden Dersler
   
  ALANLAR KAYNAK DERSLERİ
 
   Fen Bilimleri:           Fizik, Kimya, Biyoloji, Matematik
   Sosyal Bilimler:      Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Coğrafya
   Türkçe-Matematik: Türk Dili ve Edebiyatı, Matematik
   Yabancı Dil :          Türk Dili ve Edebiyatı, Yabancı Dil Sanat ve Spor Şartları uygun olan okullarda açılır.
   6. Derslerin Seçimi
   • Ders yılı sonunda okulun bina ve imkanları, öğretmen durumu dikkate alınarak açılabilecek alan/bölüm ve seçmeli derslerin tümü idarece ilan edilir.
   • Ders bitiminden 10 gün önce, bitimden sonra 10 gün, toplam 20 gün içinde ilan edilen dersler arasından seçim yapılır.
   • Seçimde sınıf öğretmeni, veli ve öğrenci birlikte karar verirler.
   • Veli, isteğini yazılı olarak okul müdürlüğüne bildirir.
   • Ders seçiminde, sınıf öğretmeni, öğrenci gelişim dosyasındaki bilgilere bakarak öğrencinin geçmiş yıllardaki başarısını dikkate alır. Alan Seçiminin Üniversiteye Girişteki Önemi
   • Eğer öğrenciler alan seçimini doğru yapmazlarsa 25 ile 50 arasında değişen bir puan kaybına uğrayacaklardır. Bu, ortalama binlerce kişinin gerisinde kalma anlamına gelir.
   • Öğrencilerin, 9. sınıf sonunda bu kılavuzdaki bilgilere bakarak alan seçimini yapmaları gerekir.
   • Alan seçimi, bir anlamda hayat boyu sürdürülecek mesleğin seçimi anlamına gelmektedir.
   • Öğrenciler kendi alanı dışındaki okulları da kazanabilirler, ancak bunun çok zor olduğu herkesçe bilinmelidir.
   •Seçilen alana uygun tercih yapılması halinde Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı 0,8 katsayısı ile, alandan farklı tercih yapıldığında ise 0.3 ile çarpılacaktır.
   • Meslek lisesi öğrencilerinin alanıyla ilgili tercih yapmaları halinde bu katsayı (0,8+0,24) = 1,04 olacaktır.
   • Meslek lisesi öğrencileri alan seçimini doğru yapmazlarsa 37 ile 74 puan arasında değişen bir puan kaybına uğrayabilirler.
   • AOBP'nin 100 ile 50 arasında değiştiği düşünülürse puan farkının 25-50 puan arasında değişme göstereceği gerçektir
Sık Sorulanlar  
 ÖSS'de hangi durumlarda puan kesiliyor (puan indirimi yapılıyor)?
   Yerleştirmede kullanılan ÖSS (Y-ÖSS) puanları hesaplanırken bir önceki yıl bir yükseköğretim programına yerleştirilmiş olan adayların ortaöğretim başarı puanlarının ÖSS puanlarına katkısı yani bu puana uygulanan katsayı değişmektedir. Puan kesilmesi gibi bir uygulama yoktur.
   ÖSS'deki Soru Kitapçığımın türünü işaretlemedim. Bir zararı olur mu?
   T.C. Kimlik Numaranızı, Soru Kitapçığınızın Türünü ve Salon numaranızı belirten bir dilekçe ile ÖSYM'ye başvurabilirsiniz.
   ÖSS'de ... puan aldım. Açık öğretim programlarına yerleşebilir miyim?
   Yükseköğretim programlarına en küçük puanla girenlerin puanları, bu programı tercih eden aday sayıları, adayların aldıkları puanlar ve programların kontenjanlarına girenler, yerleştirme işlemi sonucunda belli olmaktadır. ÖSS'de, programla ilgili puan türünde 160.000 veya daha yüksek puan alan adaylardan isteyenler, kontenjan sınırlaması olmayan açık öğretim programlarına yerleşebilmektedirler.
   Yurtdışında okumak istiyorum. Ne yapmam gerekir?
   ÖSYS Kılavuzlarında sizinle ilgili kısımlara bakınız. Kendi hesabınıza okumak istiyorsanız YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı ilgilileri; burslu okumak istiyorsanız burs verecek olan kişi veya kuruluş temsilcileri ile görüşmeniz yararlı olabilir.
    ÖSS Sonuç Belgesi elime geçmezse yenisini çıkarttırmak için neler gerekli?
    ÖSS Sonuç Belgesi eline geçmeyen adaylar yazışma adresimize genel amaçlı dilekçe örneği ile ya da büromuza başvurarak (kılavuzda belirtilen ücreti ilgili banka hesabına yatırılan dekontla birlikte) yenisini çıkarttırabilirler. Daha önce sınava girdim ama kazanamadım veya yerleştirildim ama kayıt yaptırmadım, üniversiteden kaydımı sildirdim. Ortaöğretim Başarı Puanım düşer mi? Bir önceki ÖSYS'de bir yükseköğretim programına (Açık öğretimin kontenjansız programları hariç) yerleştirilmiş adayların OBP'lerine uygulanan katsayı, yerleştirilmemiş adayların OBP'lerine uygulanan katsayıdan daha düşüktür. Kayıtlı olmak ya da kaydını sildirmekle durum değişmemektedir.
Başarı İçin
ZAMANI NASIL KULLANMALIYIM?
Elden çıkınca kazanılmayan tek sermeye zamandır. Zaman iyi planlama ile genişler, içine o kadar şey sığar ki... İsraf edilince de olanca hızıyla akıp gider.
SABAH SAATLERİ
  Uzmanlar yaptıkları sayısız araştırmada bu saatlerin planlama, düzenleme ve ileriye dönük düşünce üretimi için en verimli saatler olduğu sonucuna varmışlardır. Öyleyse planlama aşamasında sabah saatleri mümkün olduğunca öğrenmeye yönelik etkinliklere ayrılmalıdır
ÖĞLE SAATLERİ
    Bilimin verilerinden yola çıkarak öyle saatlerinin dinlenmeye ayrılması gerektiğini söyleyebiliriz.Araştırmalar, yarım saatle iki saat arasında değişebilen bu uyku arasının öğrenciye canlılık kazandıracağını, bu ara sonunda sanki güne yeni başlanmış gibi bir durumun oluşacağını ortaya çıkarmıştır. öğleden sonra saat 4 - 6 arası zihinsel canlılığın tekrar ortaya çıktığı belirlenmiştir. Öğrenci kalıcı bir öğrenme istiyorsa zihnin en açık olduğu saat olan sabah saatlerinde öğrendiklerini öğleden sonra 4 - 6 arasında tekrar etmesi gerekmektedir. 5 - 7 arasının vücut sıcaklığının en yüksek saatler olarak belirlendiğini belirtiyorlar. Bunun anlamı, fiziksel egzersiz olarak seçilebilecek en uygun vakitlerin bu periyot olmasıdır.
AKŞAM SAATLERİ
   Akşam saat 7'den sonra ise zihin yine öğrenme faaliyetlerine açılır. Üç saat süren bu aralık, çalışma için uygun ve verimli bir periyottur 10 - 11 aralığı bu saatlerden sonra arttık çalışma bırakılmalı vücudun ve zihnin dinlenmesi için yatak odasının yolu tutulmalıdır.
    PLAN NASIL YAPILIR?
   Planlı çalışmada yapılacak ilk iş, çalışma sürelerini belirlemektir. Yani hangi dersin hangi konusuna ne zaman çalışılacağını saptamaktır. Planlar ; günlük, haftalık, aylık ve yıllık olarak değişik şekillerde yapılabilir. Bir öğrenci en az bir adet günlük, bir adet de haftalık plan yapmalıdır. Plan yaparken; Günlük çalışma süreleri derslere uygun bir şekilde ayrılmalıdır. Hangi dersin hangi saatte çalışılacağı kararlaştırılmalıdır. Öğrenilmesi zor olan dersler, zihnin algılama gücünün en yüksek olduğu saatlere yerleştirilmelidir. Öğrenilmesi kolay dersler, zihnin yorulduğu ve algılama gücünün zayıfladığı saatlere yerleştirilmelidir. Planlama yapılırken, plana yerleştirilen derslerin okul derslerindeki plana uygun olması öğrenmeyi artırır. Çalışma günleri planlanırken her günün aynı saatlerine denk getirilmesi öğrencinin o saatlerde çalışmaya motive olmasını sağlayacaktır Planda yemeklerden sonraya ders çalışma konmamalıdır. En az yarım saat ara verecek şekilde planlama yapılmalıdır Plan hazırlanırken ders çalışma süreleri 45 - 50 dakika tutulmalı ve 10'ar dakikalık aralar verilmelidir
  GÜNÜMÜ NASIL VERİMLİ KULLANABİLİRİM?
  Başarıya ulaşmak, günü verimli kullanmakla doğru orantılıdır. Bir iş yapılırken ,sürenin yetersizliğinden yakınılıyorsa orada bir eksiklik vardır. O da planlama eksikliğidir.Bir çok kişi ise plan yaptığı halde gerekli öğrenmenin gerçekleşmediğinden şikayetçidir. Plan, yaparken planın en verimli nasıl işletileceği veya en verimli çalışmanın ne şekilde yapılacağı bilinmezse bu yakınmalar sürüp gider. Kişi günü en iyi nasıl değerlendireceğini , planında hangi zamanı neye ayıracağını iyi bilmelidir
   BAŞARIDA HEDEFİN ROLÜ NEDİR?
   Hedef, belirli bir zaman diliminde ulaşılmak istenen noktadır. Başarılı olmak için, öncelikle ulaşılması düşünülen hedefin açık ve net bir şekilde tanımlanması gerekir. "Nereyi kazanırsam oraya giderim!" düşüncesi kişiyi başarıya ulaştırmaz. Şehir dışındaki akrabasını ziyarete gitmek isteyen birisi otogara gidip rastgele bir arabaya binerse, o araba kişiyi istediği noktaya götürmeyecektir. Çünkü kişi nereye gitmek istediğini, gitmek istediği yere nasıl gidebileceğini, hangi araçlarla gidebileceğini düşünmemiş rastgele hareket etmiştir
   HEDEF NASIL BELİRLENİR?
   Hedef belirleme niyetindeki kişi bu işi yaparken gerçekçi olmalı, ulaşabileceği hedefler belirlenmelidir. Hedefin gerçekçi olmasında dikkat edilecek kriterler kişinin kapasitesi, ulaşabileceği en yüksek performans, kişinin içinde bulunduğu ortam, maddi ve manevi imkanlar ve kişinin o andaki seviyesidir Hedef belirlenirken hedefin ulaşılabilir olmasının yanında motive edici olmasına da dikkat edilmelidir. Dikkat edilecek bu noktalar göz önünde tutularak hedef belirleme işine geçildiğinde, kişi kendisine bazı sorular soracak ve bu soruların cevabını uzun uzun düşünerek verecektir. Bu cevaplar kişiyi bir hedefe yönlendirir. Bu sorular şunlar olmalıdır? Ben liseyi bitirip bir iş sahibi mi olmak istiyorum, yoksa üniversiteye mi gitmek istiyorum? Eğer kısa yoldan meslek sahibi olmak istiyorsam hangi mesleğe uygun bir yapıdayım? Eğer üniversiteye gitmek istiyorsam , üniversiteden sonra nasıl bir hayat düşünüyorum? Bunlar, temel sorulardır. Çünkü bu sorulara cevap veren öğrenci meslek liselerini mi, askeri liseleri mi, Anadolu liselerini mi yoksa fen liselerini mi istediğini belirleyecektir. Örneğin, kısa yoldan meslek sahibi olmak isteyenin fen ve Anadolu liselerini hedeflemesi yanlış olur. Ya da kişiliği, yapısı, isteği askeri okul formatında olan kişinin diğer okulları hedeflemesi gereksiz olur. Ancak bu soruların cevapları verilirken şunları da düşünmelisiniz: - 10 yıl sonra nerede olmak istersiniz? - Hayata dair hayalleriniz neler? - Bir yıl sonra nerede olmak istersiniz? Bu soruları rahatlıkla cevaplayabiliyorsanız hedefiniz yavaş yavaş önünüzde şekillenecektir. Bir okul türü belirlendikten sonra bölüm belirlemek de gerekebilir. O zaman kişi kendine şu soruları sormalıdır: - Bu okul bana ne kazandıracak? - Okulun bana kazandırdıkları ne işe yarayacak? - Kazandırdıklarını kullanmakla nereye varacağım? - Vardığım yer istediğim yer mi olacak
   HEDEFE NASIL ULAŞILIR?
   Her gün belili sayıda test çözmek - Her hafta bir deneme sınavı çözmek - Okuldaki yazılılardan iyi notlar almak - Sınavlara hazırlık kitaplarını bitirmek - Dershaneye gitmek - "X" fen lisesini kazanmak - Yabancı dil öğrenmek - Bilgisayar bilgisi geliştirmek - Üniversite sınavını kazanmak - Mühendis olmak
   ÇALIŞMA ORTAMINDA NELER OLMALI?
   Mümkünse her öğrencinin özel bir çalışma odası olması olmalıdır Çalışma odasında ders çalışmak için kullanılacak bir masa olmalıdır Öğrencinin oturabileceği bir sandalye olmalıdır. Sandalye yumuşak olmamalıdır. Küçük bir kütüphane, çalışma odasının temel eşyalarındandır. Bu kitaplıkta sadece ders çalışma kitapları olmalıdır. Bu odada televizyon, yatak gibi öğrencinin her an çalışmasını bozabilecek, öğrencinin motivasyonunu bozup ona uyuma gibi şeyler hatırlatacak eşyalar bulunmamalıdır Duvarlarda sadece hedefi hatırlatıcı afiş veya resimler bulunabilir Çalışma odası tertipli ve düzenli olmalı, dikkati dağıtacak gereksizlikler olmamalıdır Ders çalışma odasında müzik çalar olmamalıdır. Müzik, ders çalışırken dinlenirse kişinin algılama yeteneğini zayıflatır Oda sıcaklığı çalışmaya uygun olmalı sıcak ve soğuk olmamalı dır. Tavsiye edilen oda sıcaklığı 20-25 derece arasıdır Çalışma odası yeteri kadar ışık almalıdır Çalışma odasının rengi de çok önemlidir. Açık mavi ve açık yeşil renkler doğada çokça bulunan renkler olmakla birlikte gözü dinlendirici özelliktedir. Ders çalışma odası sadece ders çalışmak için kullanılmalıdır. O oda öyle olmalıdır ki öğrenci o odaya girdiğinde doğal olarak ders çalışmaya aklına getirmeli, ders çalışmaya vücut kendisini uyarmalıdır. Bütün bunların yanında, başarılı bir öğrenci her ortamda çalışmayı öğrenmelidir. Teneffüs arasında, kütüphanede, durakta otobüs beklerken, otobüste yolculuk yaparken hep boş vaktini değerlendirmenin yollarını aramalıdır
   MOTİVASYON NEDİR? NASIL SAĞLAYABİLİRİZ?
Çalışmaya başlayamamak kişide motivasyon eksikliği olduğunu gösterir. Çünkü motivasyon kişiyi davranışa yönlendiren istektir. Eğer davranış gerçekleşmiyorsa motivasyon eksikliği söz konusudur Sınav sonucunda ulaşılacak hedef iyi belirlenmişse ve öğrenci bu hedefe ulaşmak istiyorsa hedefi düşünmesi onu çalışmaya motive edecektir. Bu bakımdan çalışma konusunda bir isteksizlik hissettiğinizde bol bol hedefinizle ilgili hayaller kurun. Merak, motivasyonu sağlar. Bu nedenle çalışılacak dersle ilgili sizi meraklandıracak konular araştırın. Bunun için sevdiğiniz derslerden yararlanabilirsiniz. İlgi motivasyonu artırır. Derslerin ilgilendiğiniz kısımlarının üzerinde durun. Daha sonra ilgi alanlarınızı genişletin. Bunun için derslerden öğrendiklerinizin günlük hayatla bağlantısını kurmaya çalışın. Bu şekilde, çalışmaya başlayamamak gibi bir sorundan kurtulabilirsiniz
  YOĞUNLAŞMAK İÇİN ALINACAK TEDBİRLER NELERDİR?
Çok istenen ve gerçekleştirilebilir bir hedef belirlemek, - Hedefe yönelik uygulanabilir ve gerçekçi bir plân yapmak, - Çalışmayı hatırlatacak ortamlarda bulunmak, - Zihnin açık olduğu saatleri değerlendirmek, - Çalışkan arkadaşlarla grup çalışması yapmak, - Yapılan işi sevmeye çalışmak, - Çalışmayı engelleyici endişelerin üzerine gidip onları yenmek, - Ulaşılması hayal edilen hedefi hatırdan çıkarmamak
  ÇALIŞMA TEKNİKLERİ NELERDİR?
Başarılı olmak için kazanılması gereken üç davranış vardır: Düşünme alışkanlığını kazanmak Okuma alışkanlığını kazanmak Kendi kendine iş yapabilme alışkanlığını kazanmak
  GRUP ÇALIŞMASININ ÖNEMİ?
Öğrenci için ten başına ders çalışmak sıkıcı olabilir. Ayrıca öğrenci bilmediği sormak ihtiyacı duyduğu konuları öğrenmek için yanında her zaman bir öğretmen bulamayabilir. Bununla birlikte, bilinen bir şeyin başkasına anlatılması en etkili öğrenme yöntemlerindendir. Çünkü böyle bir çalışma yöntemi unutmayı engeller. Bütün bunları gerçekleştirmenin tek yolu grup çalışmasıdır. Dersleri iyi olan ve anlaşabileceğiniz 3-5 arkadaşla bir araya gelinerek böyle bir çalışma yapılabilir. Herkes birbirinden faydalanmış olur. herkes en iyi bildiğini bir diğerine anlatır.
  KENDİ KENDİNE İŞ YAPABİLME YETENEĞİNİ KAZANMA?
Bir öğrenci, gerek sınavlarda gerekse hayatta başarılı olmak istiyorsa kendi başına davranma yeteneğini edinmelidir. Ders çalışırken hep başkalarından yardım beklememelidir. Aksi taktirde öğrenmesi gerekenleri tam olarak öğrenemeyecektir. Aile ve öğretmenler, öğrenciye yol gösterici olmalıdır. Ne aile ve öğretmenler bu sınırdan taviz vermelidir ne de öğrenciler bundan daha fazlasını talep etmelidir. Bisiklet sürenleri kırk yıl izleseniz, kendiniz bizzat bisikletin üstüne binip onu sürmeyi öğrenmeye çalışmadıktan sonra kesinlikle bisiklet sürmeyi öğrenemezsiniz. Sınavlara hazırlanırken karşılaşılacak sorunların aşılmasında büyüklerden sadece yardım isteyiniz, ancak sorunlarınızı onların çözmesini istemeyiniz. Ödevlerini hep başkalarına yaptıran bir öğrenci sınavlarda ne kadar başarılı olabilir ki?
   DİNLEMENİN VE NOT TUTMANIN ÖNEMİ NEDİR?
İyi bir dinleyici olmak için ön sıralar tercih edilebilir, dersi aksatmamak gerekir, duyular tam kullanılmalıdır Not tutmak için ders takibi bilginin sürekliliğinden dolayı çok önemlidir. Bir zincirin iş görebilmesi için bütün halkalarının tam olması gerekir Not tutmayıp da başkalarının tuttuğu notları kullanmak verimli olmaz Ders takibi not tutmayı sağladığı gibi anlatılan dersin anlaşılmasını da kolaylaştırır Not tutarken anlaşılır tarzda kısaltmalar yapılabilir. Ayrıca öğretmenin vurguladığı tekrar tekrar üzerinde durduğu bölümler işaretlenmelidir. Bu bölümler sınavlarda soru olarak gelebilir.
  SINAVLARA NASIL HAZIRLANMALIYIZ?
1.Sık sık tekrara önem veriniz. Bir imtihandan çıktığınızda , daha sonra gelecek imtihan için hazırlanmaya başlayınız.
2.Önemli kanun,kural,teori,deney ve fikirlerin bir listesini yapınız. 3.Konunun özetini çıkarınız. Sonrada hiçbir kısmı atlamadan çalışınız. 4.Öğretmen olsaydınız hangi soruları soracağınızı düşününüz ve bunlara "doğru" cevaplar vermeye çalışınız. Verdiğiniz cevabın doğruluğundan emin olunuz.
5.İmtihan şekli hakkında öğretmenin kendisinden veya eski yıl öğrencilerinden bilgi edinmeye çalışınız. Hazırlığınızı ona göre yapınız. Çünkü herkesin imtihan şekli değişik olabilir. Bazıları kesin cevap,bazıları yorum ister.
6.Dersin ve konunun belli başlı yerlerine iyi çalışınız ve zayıf olduğunuzu sandığınız noktalara özel bir dikkat gösteriniz.
7.Eski ödev ve varsa imtihan kağıtlarınızı saklayınız ve imtihanlara girmeden önce bunları gözden geçirmeyi de unutmayınız. İmtihanlarda eski hatalarınızı tekrarlamaktan çekininiz.
8.Soruları iyi anlamaya ,yeter derecede açıklama yapmaya ,örnek vermeye önem veriniz.
9.İmtihanlardan önce ,imtihanın temposuna uygun bir çalışma ortamına giriniz. Bunun için belli bir zamanda ,belli problemleri cevaplandırma çabası içinde bulununuz. Bu maddeleri yerine getiren bir öğrenci genel olarak imtihana hazırlanmış olur. Bazı durumlarda imtihan şekline uygun bir hazırlık yapmak ta gerekir. Test ve kompozisyon şeklindeki soruları anlamak ve sorulara uygun cevaplar vermeyi de öğrenmek gereklidir
Ana Sayfa | Okulumuz | Personelimiz | Resim Galerisi | Ziyaretçi Defteri | Mezunlarımız | İletişim
©2010 T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Kandıra Anadolu Teknik Lise, Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi Tüm hakları saklıdır.
Tel: 0 (262) 551 56 50 -551 56 51 Faks: 0 (262) 551 56 52 E-Posta:kandirametem@kandiratlmetem.net